Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor

Emeğin Rızası - İşçi Sınıfı ve Neoliberal Hegemonya

Stok Kodu:
9786257392013
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
290
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
200,00TL
150,00TL
9786257392013
1024744
Emeğin Rızası - İşçi Sınıfı ve Neoliberal Hegemonya
Emeğin Rızası - İşçi Sınıfı ve Neoliberal Hegemonya
150.00

Bilim, “her şey apaçık olmadığı ya da her şey göründüğü gibi olmadığı” için vardır. Eğer söz konusu olan toplumsal olaylarsa bu mesele daha da karmaşık bir hal alır. Zira toplumsal gerçeklik insanlar tarafından yaratılmış ve yine insanlar tarafından değiştirilebilen bir gerçeklik olduğu için, insanlar arasındaki eşitsiz güç ve sömürü ilişkileri de bilindiğine göre, bu gerçekliğin içinin ve anlamının toplumdaki egemen sınıflar tarafından doldurulma olasılığı daha yüksektir. “Bir toplumun egemen fikirleri çoğunlukla egemen sınıfın fikirleri” olduğuna ve bütün ideolojik manipülasyon araçları egemen sınıfların ellerinde bulunduğuna göre, toplumsal olaylar da egemen sınıflar tarafından içi doldurulabilen ve bu nedenle çarpık bir biçimde insanlara sunulabilen olaylar haline dönüşür. Egemen sınıflar ancak bu yolla, kendi öznel çıkarlarını tüm toplumun genel çıkarlarıymış gibi sunup ezilenler üzerinde hegemonya kurabilirler.

Ne var ki hegemonya sadece kültürel ve siyasal alanda değil, aynı zamanda ekonomik ilişkiler içerisinde de kurulabilen ve üstelik somut olarak da gösterilebilen bir şeydir. Elinizdeki bu çalışma hegemonya kavramını üst yapısal uğraklardan alıyor ve bunları göz ardı etmeden alt yapısal, nesnel koşulları da analizin içerisine dahil ediyor. Tasvir etmekle yetinmediği hegemonya kavramını, bu gerçekliği belirleyen nesnel toplumsal güç ilişkileri içerisinde anlamaya çalışıyor. Kültürel, siyasal ve ekonomik yapıları ilişkisel ve bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu çalışma, hegemonya kavramı altında görünenleri aşıp görünmeyenlere odaklanıyor. Hegemonya üzerine düşünen ve çalışanlar için bir başucu kitabı.

(Tanıtım Bülteninden)

Bilim, “her şey apaçık olmadığı ya da her şey göründüğü gibi olmadığı” için vardır. Eğer söz konusu olan toplumsal olaylarsa bu mesele daha da karmaşık bir hal alır. Zira toplumsal gerçeklik insanlar tarafından yaratılmış ve yine insanlar tarafından değiştirilebilen bir gerçeklik olduğu için, insanlar arasındaki eşitsiz güç ve sömürü ilişkileri de bilindiğine göre, bu gerçekliğin içinin ve anlamının toplumdaki egemen sınıflar tarafından doldurulma olasılığı daha yüksektir. “Bir toplumun egemen fikirleri çoğunlukla egemen sınıfın fikirleri” olduğuna ve bütün ideolojik manipülasyon araçları egemen sınıfların ellerinde bulunduğuna göre, toplumsal olaylar da egemen sınıflar tarafından içi doldurulabilen ve bu nedenle çarpık bir biçimde insanlara sunulabilen olaylar haline dönüşür. Egemen sınıflar ancak bu yolla, kendi öznel çıkarlarını tüm toplumun genel çıkarlarıymış gibi sunup ezilenler üzerinde hegemonya kurabilirler.

Ne var ki hegemonya sadece kültürel ve siyasal alanda değil, aynı zamanda ekonomik ilişkiler içerisinde de kurulabilen ve üstelik somut olarak da gösterilebilen bir şeydir. Elinizdeki bu çalışma hegemonya kavramını üst yapısal uğraklardan alıyor ve bunları göz ardı etmeden alt yapısal, nesnel koşulları da analizin içerisine dahil ediyor. Tasvir etmekle yetinmediği hegemonya kavramını, bu gerçekliği belirleyen nesnel toplumsal güç ilişkileri içerisinde anlamaya çalışıyor. Kültürel, siyasal ve ekonomik yapıları ilişkisel ve bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu çalışma, hegemonya kavramı altında görünenleri aşıp görünmeyenlere odaklanıyor. Hegemonya üzerine düşünen ve çalışanlar için bir başucu kitabı.

(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat