Radde

Stok Kodu:
9786052235027
Boyut:
13,5 x 19,5
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2018
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%27 indirimli
190,00TL
138,70TL
9786052235027
981646
Radde
Radde
138.70

“Kitaptaki öyküler, yalnız sergilediği ayrıntıların, getirdiği çağrışımların, önümüze çıkardığı yaşam kesitleri ve insan ilişkilerinin yolculuğu olarak değil, aynı zamanda öykü dünyamızın gelenek zincirine eklenen halkanın ve bu zincire bundan sonra eklenecek yeni halkaların yolculuğu olarak da okunmalı.”

- Kemal Özer-

“Dosyanın ilk öyküsünün ilk cümlesini okuduğumda nasıl bir yolculuğa çıktığımı da anlamıştım. Genç öykücülerin önündeki engellerin en büyüğü birikime dayanmadan yola çıkmaları ve çok aceleci olmaları. Çağrı'nın onlardan biri olmaması rahatlattı beni. Cümle yapısı, sözcük seçimi, ayrıntılarının işlevsel olması, diyaloglardaki doğallık kendi sesine çok yakın olduğunun göstergeleriydi. Birikimli olduğu, öykü üzerine yoğunlaştığı, yazdıklarını dinlendirip farklı süzgeçlerden geçirdiği hemen belli oluyordu. En önemlisi de ilginçlik peşinde koşmayıp kendi öyküsünü aramasıydı. Yazdıklarını doğal ve içten yapan da buydu.”

- Cemil Kavukçu-

Eğilip yerden taş topluyor. Bir, iki, üç… Dördüncüsü kayıp düşüyor elinden. Önemi yok; kalanlar avucunu dolduruyor zaten. Parmaklarının arasındaki taşları birbirine vurmaya başlıyor. Bir ses var artık; kendinin, eşeğin, cırcır böceklerinin dışında bir ses. Yeniden yürüyebilir şimdi; birbirine vuran taşların sesi ağır ağır ilerliyor patikada…

(Tanıtım Bülteninden)

“Kitaptaki öyküler, yalnız sergilediği ayrıntıların, getirdiği çağrışımların, önümüze çıkardığı yaşam kesitleri ve insan ilişkilerinin yolculuğu olarak değil, aynı zamanda öykü dünyamızın gelenek zincirine eklenen halkanın ve bu zincire bundan sonra eklenecek yeni halkaların yolculuğu olarak da okunmalı.”

- Kemal Özer-

“Dosyanın ilk öyküsünün ilk cümlesini okuduğumda nasıl bir yolculuğa çıktığımı da anlamıştım. Genç öykücülerin önündeki engellerin en büyüğü birikime dayanmadan yola çıkmaları ve çok aceleci olmaları. Çağrı'nın onlardan biri olmaması rahatlattı beni. Cümle yapısı, sözcük seçimi, ayrıntılarının işlevsel olması, diyaloglardaki doğallık kendi sesine çok yakın olduğunun göstergeleriydi. Birikimli olduğu, öykü üzerine yoğunlaştığı, yazdıklarını dinlendirip farklı süzgeçlerden geçirdiği hemen belli oluyordu. En önemlisi de ilginçlik peşinde koşmayıp kendi öyküsünü aramasıydı. Yazdıklarını doğal ve içten yapan da buydu.”

- Cemil Kavukçu-

Eğilip yerden taş topluyor. Bir, iki, üç… Dördüncüsü kayıp düşüyor elinden. Önemi yok; kalanlar avucunu dolduruyor zaten. Parmaklarının arasındaki taşları birbirine vurmaya başlıyor. Bir ses var artık; kendinin, eşeğin, cırcır böceklerinin dışında bir ses. Yeniden yürüyebilir şimdi; birbirine vuran taşların sesi ağır ağır ilerliyor patikada…

(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat