Ülkemin Gölgesinde Bir Uzun Yol 2 - Vakfedilmiş Bir Hayat 3

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259380612
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
274
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%30 indirimli
300,00TL
210,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 210,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786259380612
1096208
Ülkemin Gölgesinde Bir Uzun Yol 2 - Vakfedilmiş Bir Hayat 3
Ülkemin Gölgesinde Bir Uzun Yol 2 - Vakfedilmiş Bir Hayat 3
210

"... Serinin birinci cildi, 1990'ların ağır ve sert ikliminde filizlenmeye başlayan kurumsallaşma çabalarının tanıklığını içeriyordu: dergi kurma, dernek açma, kültürel üretimi örgütleme ve tüm bunları devlet baskısının en yoğun olduğu bir dönemde sürdürme gayreti. İkinci cilt ise 2000'lerle birlikte değişen siyasal dengelere, Avrupa'daki diasporik çalışmaların gelişimine, sivil toplumun çeşitlenmesine ve kültürel alanın genişlemesine odaklanmıştı. Böylece ilk iki cilt, birbirini tamamlayan bir tarihsel arka plan sunmuştu.
Elinizdeki üçüncü cilt, bu sürekliliği günümüze taşıyor. 1990'lardan bugüne, farklı dergilerde, radyo ve televizyon programlarında, kültür-sanat çevrelerinde ve dost meclislerinde yapılan çok sayıdaki söyleşi bir araya getirildi. Bu söyleşiler yalnızca belirli dönemlerin tartışmalarını değil, farklı kuşakların ve farklı mücadele deneyimlerinin ortak belleğe nasıl aktığını da gösteriyor. Her bir metin, bireysel bir tanıklık olduğu kadar kolektif bir hafızanın da parçasıdır.
Kuruluşunda yer aldığım kurumlar üzerine yaptığım konuşmalar, elbette dönemin siyasal atmosferinden bağımsız düşünülemez. MKM ve İstanbul Kürd Enstitüsü, faili meçhul cinayetlerin kol gezdiği, olağanüstü hâlin hayatın tüm alanlarına sirayet ettiği bir dönemde kuruldu. Buna karşılık İsmail Beşikci Vakfı (İBV), görece daha yumuşak bir siyasal iklimde, Kürd meselesinin yeniden tartışıldığı bir dönemde ortaya çıktı. Dolayısıyla bu kurumların her biri, dönemin ruhunu ve politik gerçekliğini yansıtan ayrı bir tarihsel bağlama sahiptir.
Kitabın başında MKM ve İstanbul Kürd Enstitüsü'nde gerçekleştirdiğim röportajlardan seçmeler yer alıyor. Ardından Radyo Yaşam ve İBV üzerine gazeteler ve dergilerde yayımlanan söyleşilerden derlemeler geliyor. Son bölümde ise, Kürd kültürel kurumsallaşmasının belgelenmesi açısından büyük önem taşıyan televizyon programlarının deşifrelerine yer verdim.
Zira bilindiği gibi, "Söz uçar, yazı kalır." Televizyon ve radyo programları yazıya geçirilmezse zaman içinde kaybolma riski taşır. Gelecekte Kürd tarih yazımı açısından gerekli olabilecek belgeleri oluşturma sorumluluğu ile hareket ederek, önemli gördüğüm programları yazıya dökerek arşivledim. Her ne kadar tüm programların kayıt altına alınması gerektiğini düşünsem de, tekrarları önlemek amacıyla yalnızca belirli programlara yer verdim.
Böylece bu kitap, yalnızca röportajlardan oluşan bir derleme değil; vakfedilmiş bir hayatın düşünsel izlerini, Kürd kurumsallaşmasının aşamalarını ve kolektif hafızayı bir araya getiren bütünlüklü bir tanıklıklar külliyatı hâline gelmiştir."



(Tanıtım Bülteninden)

"... Serinin birinci cildi, 1990'ların ağır ve sert ikliminde filizlenmeye başlayan kurumsallaşma çabalarının tanıklığını içeriyordu: dergi kurma, dernek açma, kültürel üretimi örgütleme ve tüm bunları devlet baskısının en yoğun olduğu bir dönemde sürdürme gayreti. İkinci cilt ise 2000'lerle birlikte değişen siyasal dengelere, Avrupa'daki diasporik çalışmaların gelişimine, sivil toplumun çeşitlenmesine ve kültürel alanın genişlemesine odaklanmıştı. Böylece ilk iki cilt, birbirini tamamlayan bir tarihsel arka plan sunmuştu.
Elinizdeki üçüncü cilt, bu sürekliliği günümüze taşıyor. 1990'lardan bugüne, farklı dergilerde, radyo ve televizyon programlarında, kültür-sanat çevrelerinde ve dost meclislerinde yapılan çok sayıdaki söyleşi bir araya getirildi. Bu söyleşiler yalnızca belirli dönemlerin tartışmalarını değil, farklı kuşakların ve farklı mücadele deneyimlerinin ortak belleğe nasıl aktığını da gösteriyor. Her bir metin, bireysel bir tanıklık olduğu kadar kolektif bir hafızanın da parçasıdır.
Kuruluşunda yer aldığım kurumlar üzerine yaptığım konuşmalar, elbette dönemin siyasal atmosferinden bağımsız düşünülemez. MKM ve İstanbul Kürd Enstitüsü, faili meçhul cinayetlerin kol gezdiği, olağanüstü hâlin hayatın tüm alanlarına sirayet ettiği bir dönemde kuruldu. Buna karşılık İsmail Beşikci Vakfı (İBV), görece daha yumuşak bir siyasal iklimde, Kürd meselesinin yeniden tartışıldığı bir dönemde ortaya çıktı. Dolayısıyla bu kurumların her biri, dönemin ruhunu ve politik gerçekliğini yansıtan ayrı bir tarihsel bağlama sahiptir.
Kitabın başında MKM ve İstanbul Kürd Enstitüsü'nde gerçekleştirdiğim röportajlardan seçmeler yer alıyor. Ardından Radyo Yaşam ve İBV üzerine gazeteler ve dergilerde yayımlanan söyleşilerden derlemeler geliyor. Son bölümde ise, Kürd kültürel kurumsallaşmasının belgelenmesi açısından büyük önem taşıyan televizyon programlarının deşifrelerine yer verdim.
Zira bilindiği gibi, "Söz uçar, yazı kalır." Televizyon ve radyo programları yazıya geçirilmezse zaman içinde kaybolma riski taşır. Gelecekte Kürd tarih yazımı açısından gerekli olabilecek belgeleri oluşturma sorumluluğu ile hareket ederek, önemli gördüğüm programları yazıya dökerek arşivledim. Her ne kadar tüm programların kayıt altına alınması gerektiğini düşünsem de, tekrarları önlemek amacıyla yalnızca belirli programlara yer verdim.
Böylece bu kitap, yalnızca röportajlardan oluşan bir derleme değil; vakfedilmiş bir hayatın düşünsel izlerini, Kürd kurumsallaşmasının aşamalarını ve kolektif hafızayı bir araya getiren bütünlüklü bir tanıklıklar külliyatı hâline gelmiştir."



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 210,00    210,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat